İstanbul — İstanbul Reklam - Basın - Bilişim: bizden dinleyin
İstanbul olarak sözümüz net: işi biliriz, kimseyi oyalamayız. İstanbul'de adımız geçince “onlar işin içinden çıkar” desinler diye çalışırız.
Biz kimiz?
Masada oturan herkes işin sahibidir. “Ben bakmam, müdür gelsin” diye savrulmazsınız. İstanbul diye aradıysanız, karşınızdaki kişi size cevap verir.
Kayıtlı yetkilimiz U?ur Ç?rak. Muhatap arayanın kapıda savrulmasını istemeyiz; isim de, iş de ortadadır.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz Deluxia A2 etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
İnternet Cafe çatısı altında özellikle Reklam - Basın - Bilişim tarafına bakıyoruz. Her işe evet demeyiz; bildiğimize evet deriz. Bilmediğimizi de “yaparız bir şekilde” diye bağlamayız.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Artipara. com Nedir? Günlük hayatta, tüketici kredileri konusunda medya ve diğer iletişim araçları vas?tası ile çe?itli tekliflerle kar??la??yoruz.
Malzeme, işçilik, teslim — bunları ayrı ayrı konuşuruz. Tek satırlık “her şey dahil” laflarına güvenmeyiz; kalem kalem anlatırız.
İstanbul'de neredeyiz?
İstanbul dışından gelenlere de bakıyoruz. Mesafe varsa önce konuşuruz; boş yere yol yormayız.
Randevu şart değil ama haberli gelmek herkesin işini kolaylaştırır. Yoğun günde kapıda bekletmeyelim diye arayın efendim.
İş nasıl yürür?
Karşılaşınca önce çay, sonra iş — öyle yerlerimiz de olur. Ama iş konuşulurken defter açılır; laf havada kalmaz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Fiyatı kapıda şişirmeyiz, işi de “sonra bakarız” diye ertelemeyiz. Konuştuğumuz rakam, konuştuğumuz iştir.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Reklam - Basın - Bilişim arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
İlk defa gelenle eski müşteri arasında kapı farkı yoktur. Eskiye selam, yeniye yer — ikisi de masada yerini bulur.
Son sözümüz
Uzun lafın kısası, burası İstanbul. İşiniz varsa konuşalım; yoksa da semtten geçerken selam verin. Kolay gelsin, yine bekleriz.