İstanbul — İstanbul, Kağıthane Antikacı: bizden dinleyin
İstanbul, Kağıthane'de kapımızı çalan herkese aynı şeyi söyleriz: İstanbul buradaysa iş yarım kalmaz. Lafı uzatmadan, işi konuşuruz.
Biz kimiz?
Masada oturan herkes işin sahibidir. “Ben bakmam, müdür gelsin” diye savrulmazsınız. İstanbul diye aradıysanız, karşınızdaki kişi size cevap verir.
Kayıtlı yetkilimiz Yakup Aluc. Muhatap arayanın kapıda savrulmasını istemeyiz; isim de, iş de ortadadır.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Diğer Sektörler çatısı altında özellikle Antikacı tarafına bakıyoruz. Her işe evet demeyiz; bildiğimize evet deriz. Bilmediğimizi de “yaparız bir şekilde” diye bağlamayız.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Yapmak istedi?iniz organizasyonlar?n?zda kullanaca??n?z balon dekorasyonlar?n? hayal ederek planl?yor ve ihtiyac?n?z olan ürünleri haz?r bulunduruyoruz. Balon çe?itlerimizde sizlere, sevilen karakterlerin lisanslı ürünlerini sunarak, do?um günü ve diğer organizasyonlar?n?za…
Kimi işi aynı gün çözeriz, kimi işi sıraya alırız. Hangisi olduğuna baştan karar veririz ki siz de planınızı yapasınız.
İstanbul, Kağıthane'de neredeyiz?
Adresimiz Emniyetevler Mahallesi. Emniyet Caddesi. ?ehit ?enol Çolak Sokak No: 6/B. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Emniyetevler Mahallesi civarındayız. Semt halkı bizi yürüyerek de bilir; “şu köşedeki İstanbul” deyince bulunuruz.
Kağıthane, İstanbul tarafında duruyoruz. Şehir dışından gelen de olur, yan semtten yürüyen de. Uzaktan arayanı savmayız; işin şartını konuşuruz, gelmeye değerse söyleriz.
Kapımız iş saatlerinde açıktır. Gelmeden bir haber bırakırsanız sizi bekleriz; habersiz de uğrayabilirsiniz, uygunsa hemen bakarız.
İş nasıl yürür?
Bize gelen çoğu kişi “bir bakın hele” diye başlar. Bakarız. Olacaksa olur, olmayacaksa neden olmayacağını da söyleriz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Fiyatı kapıda şişirmeyiz, işi de “sonra bakarız” diye ertelemeyiz. Konuştuğumuz rakam, konuştuğumuz iştir.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Antikacı arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
Acelesi olanı sıranın sonuna atmayız ama başkasının işini de çiğnemeyiz. Sırayı konuşur, saati söyleriz.
Son sözümüz
Özetle: İstanbul demek, Antikacı işinde sözünü tutan bir kapı demek. Kolay gelsin, yine bekleriz.