Seyyar Lokmacı — İstanbul, Pendik Gıda - Ziraat - Tarım: bizden dinleyin
Seyyar Lokmacı olarak sözümüz net: işi biliriz, kimseyi oyalamayız. İstanbul, Pendik'de adımız geçince “onlar işin içinden çıkar” desinler diye çalışırız.
Biz kimiz?
Masada oturan herkes işin sahibidir. “Ben bakmam, müdür gelsin” diye savrulmazsınız. Seyyar Lokmacı diye aradıysanız, karşınızdaki kişi size cevap verir.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz seyyar, lokmacı, gıda - ziraat - tarım, gıda, ziraat, tarım etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
Biri seyyar diye arar, öbürü gıda - ziraat - tarım diye. İkisi de bizim kapımız; hangisi olursa olsun önce işi anlarız, sonra fiyatı konuşuruz.
Gıda - Ziraat - Tarım işini evrak gibi değil, komşunun işi gibi görürüz. Yarın semt içinde karşılaşacağız çünkü; yüzümüzün kızarmasını istemeyiz.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Özel gün ve etkinliklerde belirtilen herhangi bir adreste yerinde lokma dökme ve dağıtma hizmeti vermektedir. www. seyyarlokmaci. com. tr
İşin ölçüsü, “en ucuz biziz” diye bağırmak değil. Ölçümüz, söz verdiğimiz gün işin yerinde durması. Gecikirse haber veririz; sürpriz sevmez bu meslek.
İstanbul, Pendik'de neredeyiz?
Adresimiz Batı Mahallesi. Karanfil Sokak. No:39/A - Pendik / İstanbul. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Batı Mahallesi civarındayız. Semt halkı bizi yürüyerek de bilir; “şu köşedeki Seyyar Lokmacı” deyince bulunuruz.
Pendik, İstanbul tarafında duruyoruz. Şehir dışından gelen de olur, yan semtten yürüyen de. Uzaktan arayanı savmayız; işin şartını konuşuruz, gelmeye değerse söyleriz.
Kapımız iş saatlerinde açıktır. Gelmeden bir haber bırakırsanız sizi bekleriz; habersiz de uğrayabilirsiniz, uygunsa hemen bakarız.
İş nasıl yürür?
Karşılaşınca önce çay, sonra iş — öyle yerlerimiz de olur. Ama iş konuşulurken defter açılır; laf havada kalmaz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Bir iş bittikten sonra da kapımız kapanmaz. Takılırsa arayın; “sattık çıktık” demeyiz.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Gıda - Ziraat - Tarım arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
Acelesi olanı sıranın sonuna atmayız ama başkasının işini de çiğnemeyiz. Sırayı konuşur, saati söyleriz.
Son sözümüz
Özetle: Seyyar Lokmacı demek, Gıda - Ziraat - Tarım işinde sözünü tutan bir kapı demek. Kolay gelsin, yine bekleriz.