Kartes — İstanbul, Ümraniye Gıda - Ziraat - Tarım: bizden dinleyin
İstanbul, Ümraniye'de kapımızı çalan herkese aynı şeyi söyleriz: Kartes buradaysa iş yarım kalmaz. Lafı uzatmadan, işi konuşuruz.
Biz kimiz?
Masada oturan herkes işin sahibidir. “Ben bakmam, müdür gelsin” diye savrulmazsınız. Kartes diye aradıysanız, karşınızdaki kişi size cevap verir.
Kayıtlı yetkilimiz Kartes. Muhatap arayanın kapıda savrulmasını istemeyiz; isim de, iş de ortadadır.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz kartes, ambulans hiz, ambulans, i̇stanbul, doşalgaz, tesısatlari etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
Biri kartes diye arar, öbürü ambulans diye. İkisi de bizim kapımız; hangisi olursa olsun önce işi anlarız, sonra fiyatı konuşuruz.
Hava Depoları çatısı altında özellikle Gıda - Ziraat - Tarım tarafına bakıyoruz. Her işe evet demeyiz; bildiğimize evet deriz. Bilmediğimizi de “yaparız bir şekilde” diye bağlamayız.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: DOşaLGAZ TESısATLARI , KAT KALORıfERı , SıhHı TESısAT , P. V. C Pıs SU TESısATLARI , KAZAN KAZAN DAıRELERı , HAVUZ TESısATLARI , BAHÇE SULAMA TESısATLARI , MERKEZı SısTEM , HAVA YANGIN TESısATLARI , YERDEN ISTMA , KOLON TESısATLARI , KOMBı ve SOBA TESısATLARI , VıtRıyE ARMATÜR…
Malzeme, işçilik, teslim — bunları ayrı ayrı konuşuruz. Tek satırlık “her şey dahil” laflarına güvenmeyiz; kalem kalem anlatırız.
İstanbul, Ümraniye'de neredeyiz?
Adresimiz Çakmak Ümraniye. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Ümraniye içindeyiz. Semt içinden sorarsanız tarif kısa sürer; dışarıdan gelene de tarif uzatmayız.
Ümraniye, İstanbul tarafında duruyoruz. Şehir dışından gelen de olur, yan semtten yürüyen de. Uzaktan arayanı savmayız; işin şartını konuşuruz, gelmeye değerse söyleriz.
Kapımız iş saatlerinde açıktır. Gelmeden bir haber bırakırsanız sizi bekleriz; habersiz de uğrayabilirsiniz, uygunsa hemen bakarız.
İş nasıl yürür?
İş şöyle yürür: önce dinleriz. Ne istediğinizi, ne zaman istediğinizi, bütçenin nerede durduğunu konuşuruz. Sonra size net bir yol çizeriz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Bir iş bittikten sonra da kapımız kapanmaz. Takılırsa arayın; “sattık çıktık” demeyiz.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Gıda - Ziraat - Tarım arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
Acelesi olanı sıranın sonuna atmayız ama başkasının işini de çiğnemeyiz. Sırayı konuşur, saati söyleriz.
Son sözümüz
Uzun lafın kısası, burası Kartes. İşiniz varsa konuşalım; yoksa da semtten geçerken selam verin. Kolay gelsin, yine bekleriz.