Osmanlı Alem — İstanbul İnşaat - Emlak - Mühendislik: bizden dinleyin
Biz Osmanlı Alem. İstanbul tarafında İnşaat - Emlak - Mühendislik işine gönül vermiş bir ekibiz. Tabelayı asınca “müşteri gelsin” diye beklemedik; işi sahiplendik, kapıyı açık tuttuk.
Biz kimiz?
Bizim işimiz vitrin süslemek değil. Gelenin derdini dinler, neyin mümkün olduğunu açık açık söyleriz. “Olur” dediğimiz işin arkasında dururuz; “olmaz” dediğimizde de kapıyı çarpıp gitmeyiz, yolu tarif ederiz.
Kayıtlı yetkilimiz Yüksel Aydın. Muhatap arayanın kapıda savrulmasını istemeyiz; isim de, iş de ortadadır.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz osmanlı, alem, i̇nşaat - emlak - mühendislik, i̇nşaat, emlak, mühendislik etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
Biri osmanlı diye arar, öbürü i̇nşaat - emlak - mühendislik diye. İkisi de bizim kapımız; hangisi olursa olsun önce işi anlarız, sonra fiyatı konuşuruz.
İnşaat - Emlak - Mühendislik işini evrak gibi değil, komşunun işi gibi görürüz. Yarın semt içinde karşılaşacağız çünkü; yüzümüzün kızarmasını istemeyiz.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Firma Hakk?nda Ben YÜCEL Kalfa kardeslerim Yüksel ve Mehmet Akin AYDIN Insaat Tecrubemiz daha eskilere dayansa da 1993 yilindan itibaren sadece camii yapimi ile ugrasmaktayiz. 1993 ile 2000 tarihleri arasinda sadece kaba insaatiyla (kalip, demir, duvar, beton) isleriyle…
Malzeme, işçilik, teslim — bunları ayrı ayrı konuşuruz. Tek satırlık “her şey dahil” laflarına güvenmeyiz; kalem kalem anlatırız.
İstanbul'de neredeyiz?
Adresimiz Mustafa Kemal Paşa Mahallesi. Yazgülü Sokakno:28 - Arnavutköy / İstanbul. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Mustafa Kemal Paşa Mahallesi civarındayız. Semt halkı bizi yürüyerek de bilir; “şu köşedeki Osmanlı Alem” deyince bulunuruz.
İstanbul dışından gelenlere de bakıyoruz. Mesafe varsa önce konuşuruz; boş yere yol yormayız.
Randevu şart değil ama haberli gelmek herkesin işini kolaylaştırır. Yoğun günde kapıda bekletmeyelim diye arayın efendim.
İş nasıl yürür?
Karşılaşınca önce çay, sonra iş — öyle yerlerimiz de olur. Ama iş konuşulurken defter açılır; laf havada kalmaz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Ödeme, teslim, garanti — bunları da baştan bağlarız. Sonradan “öyle dememiştik” diyecek taraf olmayız.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
İnşaat - Emlak - Mühendislik arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
Acelesi olanı sıranın sonuna atmayız ama başkasının işini de çiğnemeyiz. Sırayı konuşur, saati söyleriz.
Son sözümüz
Uzun lafın kısası, burası Osmanlı Alem. İşiniz varsa konuşalım; yoksa da semtten geçerken selam verin. Kolay gelsin, yine bekleriz.