Duble Meze Pera — İstanbul, Beyoğlu Gıda - Ziraat - Tarım: bizden dinleyin
Bize Duble Meze Pera derler. İstanbul'de Gıda - Ziraat - Tarım dendi mi akla biz geliriz; öyle büyüdük, öyle de devam ederiz.
Biz kimiz?
Masada oturan herkes işin sahibidir. “Ben bakmam, müdür gelsin” diye savrulmazsınız. Duble Meze Pera diye aradıysanız, karşınızdaki kişi size cevap verir.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz duble, meze, pera, lokanta restaurant, lokanta, restaurant etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
Biri duble diye arar, öbürü pera diye. İkisi de bizim kapımız; hangisi olursa olsun önce işi anlarız, sonra fiyatı konuşuruz.
Lokanta / Restaurant çatısı altında özellikle Gıda - Ziraat - Tarım tarafına bakıyoruz. Her işe evet demeyiz; bildiğimize evet deriz. Bilmediğimizi de “yaparız bir şekilde” diye bağlamayız.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Firma Hakk?nda Tarihi Pera'da, Palazzo Donizetti Hotel'in muhteğem manzaralı teras?nda yerini alan Duble Meze Bar, Şehrin merkezinde sunduğu özgün, huzurlu ve keyifli atmosferini, Emre Çapa ve Arto Ankaral?yan'?n modernleştirdiği meze yorumlar?yla birleştirerek unutulmaz bir…
Kimi işi aynı gün çözeriz, kimi işi sıraya alırız. Hangisi olduğuna baştan karar veririz ki siz de planınızı yapasınız.
İstanbul, Beyoğlu'de neredeyiz?
Adresimiz Asmaslı Mescit Mahallesi, Meşrutiyet Caddesi, No:85. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Asmaslı Mescit Mahallesi civarındayız. Semt halkı bizi yürüyerek de bilir; “şu köşedeki Duble Meze Pera” deyince bulunuruz.
Beyoğlu, İstanbul tarafında duruyoruz. Şehir dışından gelen de olur, yan semtten yürüyen de. Uzaktan arayanı savmayız; işin şartını konuşuruz, gelmeye değerse söyleriz.
Kapımız iş saatlerinde açıktır. Gelmeden bir haber bırakırsanız sizi bekleriz; habersiz de uğrayabilirsiniz, uygunsa hemen bakarız.
İş nasıl yürür?
Karşılaşınca önce çay, sonra iş — öyle yerlerimiz de olur. Ama iş konuşulurken defter açılır; laf havada kalmaz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Bir iş bittikten sonra da kapımız kapanmaz. Takılırsa arayın; “sattık çıktık” demeyiz.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Gıda - Ziraat - Tarım arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
Küçük işi küçümsemeyiz, büyük işin altında da ezilmeyiz. Sığdığımız işi alırız; sığmazsa dürüstçe söyleriz.
Son sözümüz
Uzun lafın kısası, burası Duble Meze Pera. İşiniz varsa konuşalım; yoksa da semtten geçerken selam verin. Kolay gelsin, yine bekleriz.