Meb Hocam — İstanbul, Pendik Reklam - Basın - Bilişim: bizden dinleyin
İstanbul, Pendik'de kapımızı çalan herkese aynı şeyi söyleriz: Meb Hocam buradaysa iş yarım kalmaz. Lafı uzatmadan, işi konuşuruz.
Biz kimiz?
Bizi tanıyan bilir: acele işi savsaklamayız, uzun işi de abartmayız. Ne kadar sürer, ne ister, ne çıkar — bunları baştan konuşuruz ki sonra yüzümüz kızarmasın.
Kayıtlı yetkilimiz Ay?e Ertekin. Muhatap arayanın kapıda savrulmasını istemeyiz; isim de, iş de ortadadır.
İstanbul’un temposuna alışığız: net konuşur, hızlı döner, işi yarım bırakmayız.
Ne iş yapıyoruz?
Günlük işimiz meb, hocam, haber siteleri, haber, siteleri, i̇stanbul etrafında dönüyor. Bunları broşürden ezberlemedik; sahada, müşterinin yanında öğrendik.
Biri meb diye arar, öbürü haber siteleri diye. İkisi de bizim kapımız; hangisi olursa olsun önce işi anlarız, sonra fiyatı konuşuruz.
Haber Siteleri çatısı altında özellikle Reklam - Basın - Bilişim tarafına bakıyoruz. Her işe evet demeyiz; bildiğimize evet deriz. Bilmediğimizi de “yaparız bir şekilde” diye bağlamayız.
Kendi ağzımızdan, kısa ve öz, şöyle diyelim: Firma Hakk?nda 1. En Doğru Öğretmen Haber Sitesi Öğretmenler doğru haber almak için çeğitli aray??lara giriyorlar. Çünkü clickbait yapan o kadar çok site var ki. Öğretmen merak ettiği bir Şeyi google'a yaz?yor bir sürü büyük site öğretmenin sorusuna cevap vermek yerine…
İşin ölçüsü, “en ucuz biziz” diye bağırmak değil. Ölçümüz, söz verdiğimiz gün işin yerinde durması. Gecikirse haber veririz; sürpriz sevmez bu meslek.
İstanbul, Pendik'de neredeyiz?
Adresimiz 158 Sokak.. Haritada kaybolmayın diye buraya da yazdık. Yolu şaşıran arasın; tarif ederiz, kapıda da karşılarız.
Pendik içindeyiz. Semt içinden sorarsanız tarif kısa sürer; dışarıdan gelene de tarif uzatmayız.
Pendik, İstanbul tarafında duruyoruz. Şehir dışından gelen de olur, yan semtten yürüyen de. Uzaktan arayanı savmayız; işin şartını konuşuruz, gelmeye değerse söyleriz.
Yol tarifini bu sayfadaki haritadan da bakabilirsiniz. Yine de şaşırırsanız telefon yeter; “neredeyim” deyin, çıkarırız.
İş nasıl yürür?
İş şöyle yürür: önce dinleriz. Ne istediğinizi, ne zaman istediğinizi, bütçenin nerede durduğunu konuşuruz. Sonra size net bir yol çizeriz.
Telefon ve e-posta bu sayfada duruyor. Önce yazın, sonra gelin; vakit kaybetmeyelim efendim.
Yolunuz düşerse uğrayın; trafiği de hesaplayın, haber verirseniz sizi bekleriz.
Fiyatı kapıda şişirmeyiz, işi de “sonra bakarız” diye ertelemeyiz. Konuştuğumuz rakam, konuştuğumuz iştir.
Kimler gelir, kimlere bakarız?
İstanbul içinden komşu da gelir, başka ilden iş için arayan da. İkisini de aynı ciddiyetle karşılarız; birini “yabancı” diye geri çevirmeyiz.
Reklam - Basın - Bilişim arayan herkes bizim muhatabımızdır — ev için soran da, işyeri için soran da, toptan bakmak isteyen de. Ölçek değişir, söz değişmez.
İlk defa gelenle eski müşteri arasında kapı farkı yoktur. Eskiye selam, yeniye yer — ikisi de masada yerini bulur.
Son sözümüz
Uzun lafın kısası, burası Meb Hocam. İşiniz varsa konuşalım; yoksa da semtten geçerken selam verin. Kolay gelsin, yine bekleriz.